Termodinamik | Nisan-2022 | Sayı: 356

M.ToprakCılızlar: Fas’ta Lübeck Üniversitesi ekibiyle tanıştığımızda gördük ki aynı değerleri benimsiyor, geleceğe dair aynı kaygıları taşıyorduk. Doğadan ilham alan bir tasarımı birlikte yapmak istedik. Herkes tarafından ulaşılabilir, kullanılabilir, kullanıcı dostu, doğa ve toplum dostu bir yaşam alanını hayal ettik. “Yaşam alanı”nı sadece barınma boyutu ile ele almıyoruz. İnsanların ailesi ve dostları ile ortak zaman paylaştığı sosyal ortamlar olduğunu da göz önünden ayırmadığımız, çok yönlü ve holistik (bütünsel) bir tasarım anlayışı ile konuyu ele aldık. İnsanların ihtiyaçlarını göz önünde bulundururken bir noktada mekânın bize sağladığı olanakların neler olduğunu da anlamaya çalıştık. Örneğin kutuplarda Alg yetiştirmeye çalışmazsınız, oranın iklim koşulu uygun değildir. Seçtiğiniz yerin size sunduğu olanakları anlamanız için önce bölgeyi tanımanız gerekiyor. Evimiz, herkesin kullanabilirliğini gözettiğimiz için tekerlekli sandalye kullanan bir kişinin rahatlıkla kullanabileceği bir ev olarak dizayn edildi. Projemizde bir çatı çiftliği bulunuyor. Çatı çiftliğinde kendi sebzenizi, meyvenizi yetiştirebiliyorsunuz. Tavuk besleyebiliyor yumurta elde edebiliyorsunuz. Bunu komşularınızla birlikte de yapabilirsiniz. Hatta ihtiyaç fazlası ürünlerinizi satabilirsiniz ki bu da döngüsel ekonomiyi desteklediğimiz bir Söyleşi çözümümüz. Tükettiğimiz sebze vb. çok uzak mesafeden geliyorsa bunun karbon ayak izi de büyük oluyor. Çatı çiftliğinde çıkan atıklar da kompost yapılarak toprağın zenginleşmesi için kullanılıyor. Yani çatı çiftliği projemizle; toprağı zenginleştirdik, yerel ekonomiyi güçlendirdik, toplumsal bağları güçlendirdik. En önemlisi de çevremizde farklı canlıların yaşayabileceği bir ortam yaratarak biyoçeşitliliği desteklemiş olduk. Melike Ersoy: Başından beri çıkış noktamız karbon ayak izini azaltmak oldu. Bunu yaparken de inovatif, yapı malzemeleriyle entegre olabilecek, sürdürülebilirlik alanına katkı sağlayacak, su ayak izini küçültecek yeni ürün ve teknolojileri kullanmak istedik. Evet, Alg teknolojisi aslında yeni sayılmaz, yıllardır bilinen bir konu ve farklı amaçlarda kullanıldı, kullanılıyor. Ama yapı sistemleri ile birlikte kullanılabileceği bir kurguyu oluşturmak üzerine yola çıktık ki bu, yenilikçi bir yaklaşım. Yosunlar ciddi oranda karbonu tutuyor. Atıksuyu kullanarak yosunların büyüyüp gelişeceği bir ortam yaratarak karbon tutulumu sağlanabilir. Amacımız yosunları önce kente sonra yapıya entegre etmekti.Bunun için Kiel’deki yapı blokları arasına bir yosun şelalesi kurguladık.Yapılardaki gri su dediğimiz suyu alarak bunun çevrimini sağlayamayı hedefledik. Ama Solar Decathlon’un kuralları buna izin vermeyince, gri su yerine yağmur suyu ile bu etkileşimi kurabilir miyiz dedik. Çatı oluklarından suyu toplayacak bir modül ile elde edilecek su sayesinde toksik bir ortam da oluşturmadan, karbonun tutulumunu sağlayabileceğimizi düşündük. Dönem dönem fazlaca büyüyen yosunların ortamdan uzaklaştırılması gerekiyor. Oradan toplayacağımız artık maddeyi de gübre olarak değerlendirebilmeyi tartışıyoruz. Algaetech (yosun tekniği) ekibi olarak mimari ve sürdürülebilirlik ekipleriyle dirsek temasımız var. Berk Öztürk: Ekibe dahil olalı bir yılı biraz geçti. Bu, Proje yöneticilerinden Dr. Murat Çakan: Yarışma konseptine göre Almanya’nın kuzeyinde bulunan Kiel kentinde Lübeck Üniversitesi tarafından ekibimiz için belirlenen mevcut iki yapı bloğuna kat ekleyeceğimiz “sanal tasarım”ımızı, Wuppertal’da HDU dediğimiz çalışmamızda ete kemiğe büründüreceğiz. Kiel’de sanal proje binamı. Almanya’da –benzeri bizde olmayan- bir dernek var: Neue Lübecker. 18 binden fazla üyeye sahip bu dernek, aidatlarla elde ettiği gelirle şehirdeki metruk, elden çıkartılmak istenen daireleri, binaları alıp renove ederek ihtiyaç sahibi, dar gelirli ailelere çok uygun koşullarla kiralıyor.Renovasyon yenilemek, yeniden yapmak demek ve mimaride çok geniş bir kapsama sahip. Bir de genellikle makine ve elektrik mühendislerinin kullandığı “Deep Renovation” kavramı var ki bu kozmetik yenilemelerin ötesinde daha sistem bazlı ve bu kavrama mekanik ve elektriksel sistemler dahildir. Neue Lübecker derneği, Lübeck Üniversitesi ekibi ve hocalarıyla tanışınca, yeniledikleri yapıların enerji etkin, sürdürülebilir yapılar olması için işbirliğine sıcak bakıyor. Yani, Team Deeply High olarak misyonumuz Solar Decathlon ile sınırlı değil.Kiel’de bu derneğe ait bir binanın üzerine katımızı sanal ortamda entegre edip, bu sistemin işi yaradığınıWuppertal’da kuracağımız demo ünite ile kanıtladıktan sonra birlikte çalışmamız mümkün olacak. Bu bir iş yaklaşımı aslında, ama hümanist bir iş yaklaşımı. Bunun Türkiye’ye de yansımaları olmalı. 68 TERMODİNAMİK • NİSAN 2022

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==