Termodinamik | Nisan-2022 | Sayı: 356

Editörden 2050 yılına kadar net sera gazı emisyonlarını Karbon Nötr hale getirmeyi hedefleyen AB, Sınırda Karbon Düzenlemesiyle, "kirleten öder" mantığıyla Karbon Vergisi ihdas etti. Kriterlere uyulmaması halinde, 2026’dan itibaren yılda 2 milyar Euro olmak üzere, 2050’ye kadar yaklaşık 60 milyar Euro Karbon Vergisi ödenmesi öngörülüyor. Bunun için iklim değişikliği ve yenilenebilir enerji ile yeşil dönüşüm konularında toplumda ve işletmelerde farkındalık oluşturmak için çalışmaktayız. Elektrik üretimindeki dönüşümün gerçekleşmesi için harekete geçilmeli ve iklim krizinin yarattığı ekolojik, ekonomik ve toplumsal sorunlar göz önüne alınmalıdır. Kömürden yenilenebilire doğru planlı geçiş bir an önce ivme kazanmalıdır. İklim krizine karşı tarihi bir noktada olduğumuzun görülerek eylem ve kararların buna göre alınması çok önemlidir” diyor. Yakın zamanda, İnşaat malzemeleri sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği), ÇEDBİK (Çevre Dostu Binalar Derneği) ortaklığında, Avrupa Birliği Başkanlığı’nın koordinasyonu ve desteği ile hayata geçen “Sürdürülebilir Kalkınma için STK’lar” isimli AB projesi kapsamında, inşaat, çevre, sürdürülebilir kalkınma, mimarlık ve enerji verimliliği alanlarında çalışan sivil toplum örgütleri, ilgili kamu kurumları ve yerel yönetim temsilcileri “Diyalog Günü”nde buluşarak, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları odağında sektörün önündeki engelleri ve çözüm önerilerini çalıştı. Farklı illerde önce fiziksel sonra da çevrimiçi olarak düzenlenen “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları” başlıklı eğitimlerde, kaynakların önemi vurgulanarak, kurumların topluma sadece ekonomik fayda sağlama konusunda değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel açıdan da sorumlulukları olduğuna dikkat çekildi. Sektörlerin, STK’ların ve bazı şirketlerin bu konuda ciddi çalışmaları var. Ama daha somut adımlar için, daha net devlet politikalarına ihtiyaç duyulduğu da su götürmez bir gerçek. ünümüzde sürdürülebilirlik kavramını, enerji başlığından bağımsız düşünmek mümkün değil. Çünkü enerjinin üretildiği ve tüketildiği her alan dünyanın yarınını doğrudan ilgilendiriyor. Bu anlamda dünyanın Paris İklim Anlaşması, COP 26 gibi çok uluslu ve oldukça mühim adımları var fakat reel anlamda bu adımların somut çıktılarının bulunmaması, dünyada birçok STK, kurum ve kişilerce eleştiriliyor. WWF-Türkiye ve SEFİA’nın ortak çalışması ile hazırlanan “Çelişkiyi Aşmak: Türkıye’nın Yeşil Devrimi ve Yeni Kömür Yatırım Planları” başlıklı rapor, 12 Nisan 2022 tarihinde yayınlamdı. Raporda, Ülkelerin net-sıfır olma beyanlarının somut kömürden çıkış adımlarıyla desteklenmemesinin, kendi içinde çelişen ve iklim hedeflerini riske atan bir durum olduğuna dikkat çekildi ve şu ifadelere yer verildi: “Net-sıfır hedefi gittikçe yaygınlaşan bir hedef olmakla birlikte, alınması gereken iddialı kararları ertelemesi bakımından da eleştiriliyor. Bu hedefin anlamlı olabilmesi, ancak 2030 gibi orta vadeye giden yoldaki adımların net bir şekilde ifade edilmesi ve izlenmesiyle mümkün. Bu kapsamda 2050 netsıfır patikasının adımları özellikle enerji sektörü için artık oldukça açık. Nisan 2021’de Uluslararası Enerji Ajansı (International Energy Agency – IEA) tarafından yayımlanan “2050 Net-Sıfır Patikası” raporunun kömür özelindeki tarihleri bize “bugün” itibarıyla yeni bir kömür yatırımı yapılmaması, kömürden elektrik üreten santrallerin gelişmiş ülkelerde 2030, dünyanın geri kalanında ise en geç 2040 yılında kapatılması gerektiğini çok net bir şekilde ifade ediyor. İzlenmesi gereken patika bu kadar net bir şekilde belli iken; önümüzdeki dönemde enerji politika ve yatırımlarının bu patika ile çelişecek alanlara yönelmesinin, bu kararların iklim hedeflerinin ciddi şekilde riske atılması pahasına alındığı anlamına geleceği de oldukça açık.” Sektörün içinden de yenilenebilir kaynaların kullanımının artması ve daha çok teşvik görmesi için çağrılar yapılıyor. Mesela ELİN Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Arda Yalı, “Kömür kullanımındaki artışa rağmen yenilenebilir enerji kaynakları 2021'de küresel elektrik üretiminde kömürden daha yüksek bir pay sağladı. Yenilenebilir enerjiye dayalı üretim, 2021'de 8.000 TWh'yi aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. G Gökçen Parlar Ünal gokcenparlar@dogayayin.com Sürdürülebilir dünya için daha net iklim politikalarına ihtiyacımız var

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==