Termodinamik | Nisan-2022 | Sayı: 356

sını israf ediyorduk. İsviçre Ygnis firmasının bir broşürünü gördüm. Çok etkilendim. O broşürdeki doneler beni şoke etti. %90’ların üzerinde termik verimden bahsediliyordu. ‘Bu olamaz’ dedim. Biz kazan konusunda ders gördük. Hocamız, Profesör Fikret Narter’di. En verimli kazanlar Babcocs Wilcocs idi. Su borulu kazanlardı ve maksimum verimleri %75’ti. Böyle öğrenmiştik. Biz ise %65 verimli kazanlarla çalışıyorduk. Ygnis’in teknolojisini görebilmek için İsviçre’ye gittim. Üretimlerini, laboratuvarlarını gezdim. Anlaşma yapmak istedim. Çok büyük para istediler. Ben ise bu iş için tedarik edilmiş bir yatırım sermayemin olmadığını, başlangıçta küçük hacimli de olsa atölye kurmam gerektiğini, tedarik edebileceğim finansı, bu yöne kanalize etmem gerektiğini söyledim. Türkiye’de bu sistemin şansını yüksek gördüğümü ve ödemesi zamana yayılan bir lisans anlaşması talep ettim. Geldim, Şişli Çağlayan’da 300 m2 yer kiraladım. Öyle büyük geldi ki gözüme, ‘bu atölyeyi nasıl dolduracağım’ dedim. Ama sacı çevirip silindire dönüştürdüğünüzde gabarisi fazla olduğundan öylesine yer kaplıyor ki.. İki ay içinde yer doldu, iş yapacak yer bulamaz oldum. Yeni yer aramaya başladım. Ürettiğimiz kazanlar, %100 radyasyon kazanları idi. Yani su ile temasta olan kısımlarının tamamı, brülör alevini görüyordu. Dolayısıyla ısı transferi çok iyiydi. Böyle olunca kazan hacmi küçülür. 1 m2’den 25.000 kcal verim alınabilir. Diğer sistemde ise aynı hacimde en fazla 8-10 bin kcal verim alabiliyordunuz. Fiyatları da diğerlerinden daha ekonomikti. En büyük alıcı, devletti o zamanlar. Bayındırlık Bakanlığı’na gidip radyasyon tipi kazanları, yüksek verimi sayesinde ülke ekonomisi açısından taşıdığı değeri anlattım. Üretim patentimi sundum. Şartnamelerde yer almasını istedim. ‘Eski köye yeni adet’ diye baktılar önceleri, sonra kabul ettiler. Yüksek verimli Ygnis radyasyon kazanları diye yazıldı; Bayındırlık Bakanlığı Birim Fiyatları Kataloğu’na. Oysa Ygnis sistemin değil, markanın adıydı. O zamanlar kazanlar metrekare birimi ile ölçülürdü. Buna da itiraz ettim. Metrekare, sıva veya badana ölçüsüdür. Kazanın kim ölçecek borularının çaplarını, eğrilerini… Isı birimi olarak kcal/h gibi bir birim kullanmak gerekir. ‘Tamam’ dediler, ‘bu sene böyle çıksın, seneye bakarız’. Birkaç yıl evveline kadar ‘bakılamadı’, böyle sürdü. Hala bazı ihalelerde m2 birimi çıkıyor karşımıza. Bizim fiyatlarımız cazip diye; sandım ki kazanlarımız kamu ihalelerinde çok rağbet görecek. Oysa kazanlarımız düşük fiyatından ötürü, yüklenici-müteahhide hiçbir menfaat temin etmiyor. Kazan fiyatı üzerinden de kar edemiyor müteahhit. Bunu zamanla gördük, anladık. Bu nedenle daha çok yapsatçılarla, özel sektörle iş yapabildik. O dönemlerde merdiven altı imalathanelerde yapılıyordu kazanlar. Yanımızda çalışan eleman, merdiven altı bir atölye açıp, bizimle rekabete kalkıyordu. Öyle ki; ‘ Erensan fiyatının yarısı’ ifadesi ile teklif verildiğini gördüm. Ne üretim teknolojileri ne malzeme ve üretim kalitesi ne de üretim uzmanlığı denk olmayan bu ürünlerin aynı işlerde karşı karşıya getirilmesi, büyük bir haksız rekabet yaratıyor, bu durum ciddi üretici firmaların gelişebilmesinin önünde en büyük engeli oluşturuyordu. Belli başlı kazancılarla bir araya geldik, 1985’te KBSB’yi Kazan ve Basınçlı Kaplar Sanayicileri Birliği- kurduk. 10 yılı aşkın süre, KBSB’nin başkanlığını yaptım. Ana amaç, denetimsiz, merdiven altı imalathaneleri önlemek olmuştu. Bu mobilyacılık, süs eşyası üretimi gibi bir iş değil ki.. İsmi üstünde, ‘basınçlı kap’.. Ehil ellerde yapılmadığında ciddi bir tehlike içeriyor. Tekniğinden, malzeme kalitesinden taviz verme şansı tanımıyor. Kalite, maliyeti artıran bir faktör. Dernek çalışmaları içinde mevcut kazan imalatçılarında eğitimi, meslek disiplinini hedefleyen çalışmalar gerçekleştirdik. Kamunun dikkatini çekmeye, imalatta denetim mekanizmaları tesis edilmesine yönelik düzenlemelerin yapılabilmesine çalıştık. Ne yazık ki bu alanda çok fazla başarı elde edebildiğimizi söylemek mümkün değil. 90’lı yılların başında, bir yönetmelik çıkarılabildi. Ama denetim mekanizmasının tesisi başarılamadı. Bunu niçin çok önemli görüyoruz? Bir işe, bir teknolojiye yatırım yapan, bunu sürdürebilmek ve uzmanlığını derinleştirebilmek, kalıcılığı tesis edebilmek için; gelişebilmeli, güçlenebilmeli. Sürekli yeni yatırımlar, projeler üretebilmeli. Bunlar için gerekecek finansı temin edebilecek birikim yapabilmeli. Ben ‘Erensan’ın yarı fiyatına yaparım’ diyen TERMODİNAMİK • NİSAN 2022 59

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==