Termodinamik | Nisan-2022 | Sayı: 356

uçaklarımız bizim gemilerimizi düşman olarak gördü. Bunun üzerine Tübitak Yarı İletken Teknolojisi Laboratuvarının kurulmasına karar verildi. Duran Leblebici Hoca tarafından tasarlanan laboratuvarının yapılması için çalıştık. Türkiye kendi kriptolarını ilk olarak o laboratuvarda yazmaya başladı. Bu benim için çok çok önemli bir anıdır. Duran Hoca ile birlikte o laboratuvarlarda Türkiye için “ilk” olan çok sayıda uygulamayı gerçekleştirdik. O zamanlar doğru dürüst asma tavan yoktu. Biz alçı dökümü toz getirmeyecek şekilde yapmayı başardık. TÜBİTAK MAM’ın başında olan Lütfullah Ulukan Hocam ve benim İTÜ’de yüksek lisansımı birlikte yaptığım Mustafa Gediktaş Hocam tezime 20 üzerinden 18 vermişlerdi; bu puan, İTÜ için oldukça yüksekti, projeyi çok beğenmişlerdi. Yüksek lisans tezimin hazırlanma sürecinde altı ay boyunca neredeyse İTÜ Makina Elemanları Laboratuvarı’ndan hiç çıkmadan çalıştım. TÜBİTAK’ta laboratuvar yapımına devam ettim. Makine kimya, kendi silahlarını yapmak istiyor ama tetik dökemiyorlardı. Bu nedenle Hassas Döküm Laboratuvarının yapımına karar verildi. Biz o dönem, çok ciddi araştırmalar yaptık. Mumun üzerine seramik nasıl kaplanır, çelik nasıl dökülür konuları üzerine çalışıp modellemeler yaptık ve nihayetinde başarılı olduk. Bu benim için çok özel bir çalışmadır. Bugün hâlâ Tübitak’ta yaptığımız Hassas Döküm Laboratuvarı, türbin kanatları için kullanılıyor. Daha sonra gıdaya yönelik süt laboratuvarlarını yaptık. Bunların dışında Bandırma’da ilk pilot Boraks tesisini kurduk. Türkiye kendi boraksını işlemeye karar vermişti. Ecevit’in Başbakan olduğu dönemdi. Türkiye, dünyanın boraks rezervinin %75’ini elinde bulunduruyordu. Biz bu çalışmaları yaparken İngiliz Dış İşleri Bakanı Türkiye’ye gelip üç gün kaldı ve tesisin yapılmaması konusunda Ecevit’e çok baskı yaptı. Ecevit, laboratuvarımıza geldi, çalışmalar anlatıldı. Biz orada kimya mühendisi arkadaşlarımla birlikte boraksı nasıl işleyebileceğimizi çözdük. Türkiye o dönemde kendi boraksını işlemeye başladı ve işlenmiş boraksı da ihraç etmeye başladı. Ecevit o zaman tüm baskılara direnip boraksın Türkiye’de işlenmensini sağladı. Arçelik Laboratuvarları Sonra Arçelik’te bir laboratuvar ihtiyacı olmuştu; görüştük. Ben de o sırada 1975’te kurduğumuz Termko Soğutma’dan 1985’te ayrılmıştım. Bu firmayı ortaklarıma bırakıp Termko Termik Cihazlar adındaki ikinci şirketimizi devraldım. Arçelik’te Refik Üreyen Beyefendi var idi. Kendisi ile Prestcold’daki görevi sırasında tanışmıştım. Refik Bey, istedikleri laboratuvarının özelliklerini anlattı ve Arçelik laboratuvarlarını yaptık. Bugün için ilkel görünebilir ama, o dönem için çok kıymetli laboratuvarlardı. Arçelik bu laboratuvarlarda tüm testleri yapmaya başladı. Çok başarılı çalışmalar yaptılar. Termko’dan Friterm’e… Termko Termik Cihazlar adlı firmamda, Karaköy’de çalışıyordum. İki Termko adı şirket sektörde kafa karışıklığı yaratınca şirketimin adını, 1986’da Friterm olarak değiştirdim. Eski üretim tesisimizi Termko’daki ortaklarıma bırakmıştım ve sonrasında Bayrampaşa’da küçük bir üretim tesisi kurdum. Biz Bayrampaşa’da Termko olarak ilk 220 metrekarelik atölyemizi tuttuğumuzda; bize dediler ki “buraya kamyon girer, bu kadar büyük alanda ne üreteceksiniz?” Sanayi o kadar küçüktü ki, bizim 220 metrekarelik üretim alanımız devasa görünmüştü insanlara… 1986 yılında ISISO’yu kurduk; herkes para yatırmaya başladı, üstelik ortada arsa bile yokken... Sadece bir Metin Duruk ismi vardı ortada. Ben, Metin Duruk adıyla sektörde edindiğim güvene inanamamış, çok da mutlu olmuştum. 1985-86 yılında Arçelik’in laboratuvarından sonra büyük taahhütler almaya, büyük endüstriyel işletmeler yapmaya başladım. TERMODİNAMİK • NİSAN 2022 51

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==