Termodinamik | Nisan-2022 | Sayı: 356

Mevcut eğitim sistemi, insanların yorumlama, sorgulama yeteneklerini köreltiyor Makine Mühendisliğini meslek olarak seçmemde, Konya 19 Mayıs İlkokulu’ndaki Nazire öğretmenimin beni bir bakır döküm atölyesine götürmesinin etkili olduğunu düşünüyorum. Meram yolundaki bu atölyede -ki o zamanlar “fabrika” deniyordu- bakırın işlendiği, şekillendirildi aşamaları hayranlıkla izlemiştim. Konya Maarif Koleji’nde efsane bir matematik hocamız vardı: Ömer Ateşoğlu. Onun öğrencilerinin matematik düzeyi, Türkiye ortalamasının çok üzerindeydi. Şöyle bir örnek vereyim; İTÜ’ye başladığım ilk yıl, derslerde anlatılanların çoğunu biliyordum. Kolejdeki öğrenciliğim döneminde de çeşitli yarışmalarda birincilikler kazanıyordum. İTÜ’deki dönem arkadaşlarım arasından ulusal ve uluslararası başarılara imza atan çok değerli mühendisler çıktı. Ama o zamanlar eğitim kalitesi ve düzeyi zaten yüksekti. Şu an mevcut eğitim sistemi, insanları çok fazla kalıplar içine sokmaya çalışıyor, insanların yorumlama, sorgulama yeteneklerini köreltiyor. Özellikle matematik eğitiminin fazlasıyla zayıfladığını düşünüyorum. Geçmişte, sebep-sonuç ilişkisinin sorgulanmasına önem verilirdi. Soğutma mühendisliğindeki ihtisas için ilk adres Alarko… İTÜ’de Kosti Pakker Hoca, soğutma ile ilgili dersler veriyordu, soğutmayı ihtisas alanım olarak seçmek istedim. Ama öğrendiklerim, bu alanda meslek hayatım için yeterli değildi. Bu nedenle mezun olduğumda, bu alanda güçlü bir kuruluşta çalışmak istedim. Tikveşli Yolu’nda, Alarko’ya gittim, soğutma alanında çalışmak istediğimi söyledim. O dönemler bir Alarko ortaklığı olan Aldağ firmasının soğutma alanında faaliyet gösterdiğini söyleyerek beni, o dönemin fabrika müdürü, değerli mühendis Erol Gökdemir’e yönlendirdi. Erol Bey, “İTÜ’de teknik resme çok önem verilmiyor, bu konuda bilgi eksikliğin olmalı” dedi. Gerçekten de okulda teknik resimüzerinde çok fazla durulmazdı. Teknik resim alanında bilgi ve becerilerim burada gelişti. Hatta Aldağ Konformatik adı verilen ürünün ilk çizimleri bana ait. Gerçi o dönem şirket ortaklarından Yurdakul Dağoğlu, benim işe alınmama taraftar değildi. “Bu çocuk, Duruk ailesinden… İşi öğrenip kendi fabrikasını kurar” dediyse de Erol Bey beni işe aldı. Dört yıl boyunca Aldağ’da Muharrem Güvenç, Erman Erkan ve çok güçlü bir mühendislik ekibi ile birlikte çalıştım. TERMODİNAMİK • NİSAN 2022 49

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==