Termodinamik | Nisan-2022 | Sayı: 356

Sektörün Hafızası TÜ Makine Fakültesi ile mesleğe atılan ilk adım ve Türkiye’nin hareketli yılları… Yüksek öğrenim hayatım; 1967-1968 dönemi İTÜ Makine Fakültesi’nde başladı. Tam da o yıl İstanbul’da öğrenci olayları başladı. Hatta ilk işgal olayı, Paris ile aynı zamanda Gümüşsuyu’nda yaşandı. Arkasından olaylar Taşkışla ve Maçka binalarında sürdü. 1972’de üniversiteyi bitirince demokrat görüşümüz doğrultusunda Makine Mühendisleri Odasını daha topluma dayanan bir yapıya getirmek hedefimiz oldu. Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı’nda yapılan ilk toplantıda, Yavuz Bayülgen, Yener Eren, Hulki Tanrıyar, Abdurrahman Arıman, Fevzi Şolt, Aydın Meriç gibi isimler ile birlikteydik. Bugün bu isimler pek bilinmese de bir dönemin odalarda, siyasi alanda çok önemli isimleri idi. 1975’te ilk temsilciler yönetimlere girmeye başladı. Sonra 1977-1978 döneminde MMO’ya Sayman olarak seçildim. MMO’nun demokratlara geçişi, benim gözümde çok önemli bir aşamaydı. STK’larda aktif olarak çalışmam, mezun olmamla birlikte başladı diyebilirim. MMO’da ikna yöntemi ile kararların alınması ve sonuçlandırılması için gece yarılarına kadar çalışmak zorunda kalıyorduk. O günün siyasi ortamında herkesin ayrı ayrı görüşü oluyordu. Ama zor olanı başarıyorduk; hiçbir Yönetim Kurulu Kararında muhalefet şerhi olmadı. 1970’lerde, üniversitede de toplumda da çok demokrat bir ortam vardı. Bize ne oldu da toplumsal olarak bu kadar koptuk birbirimizden? Farklı görüşlerdeki insanların birbirlerine tahammülünün olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Günümüzde en vahim olan; bu tahammülün kaybedilmesidir. İnsanlar sadece kendi görüşlerini esas almaları ve kendi görüşleri dışındaki her fikre, görüşe kapalı olmaları bana göre çok büyük bir yanlışlık ve çok önemli bir kayıp. Zaten bunun sonucunda da geldiğimiz noktada toplumda ciddi bir kutuplaşma var. Biz maça giderdik, hiç tanımadığımız insanlarla, rakip takımdan insanlarla birlikte, birbirimizle şakalaşarak aynı maçı seyredebiliyorduk. Bize ne oldu da toplumsal olarak bu kadar koptuk birbirimizden? Birbirini duyamamak, hissedememek… Türkiye toplumunun en büyük kaybıdır bu. Ama son dönemlerde toplumun tekrar bir arada olmak için bazı girişimlerde bulunduğunu da görüyoruz, mutlu oluyoruz: Askıda ekmek, askıda fatura, askıda yemek gibi uygulamalar hep bu çabaların sonucu… Mesleğinde 50 Yıllık Deneyimi Ardında Bırakan A.Metin Duruk Anlatıyor… 48 TERMODİNAMİK • NİSAN 2022 1948 yılında Akseki’de dünyaya gelen Ali Metin Duruk, Türkiye iklimlendirme soğutma sektörünün güçlü bir mesleki örgütlenme yapısına kavuşması için büyük uğraş veren, fark yaratacak sosyal sorumluluk projelerinin hayata geçmesini sağlayan, etik değerlerin sektörde benimsenmesi için çalışan çok yönlü, lider karaktere sahip değerli bir makine mühendisi. Bu yıl Türkiye İklimlendirme Soğutma Sektöründe 50.yılını kutluyor. Yarım asırlık Çınar’ımız, sektördeki deneyimlerini, keyifli anekdotlarını siz değerli okurlarımızla paylaşıyor…

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==