Termodinamik | Haziran-2022 | Sayı: 358

06 2022 . AVM’lerin Yangın Riski Açısından Değerlendirilmesi Ayda bir yayımlanır • Haziran 2022 • Yıl: 30 • Sayı: 358 • 25 TL.• ISSN:1302-8065 • www.termodinamik.info GÜNDEM MekanikTesisat ve İnşaat SektörününDört Bileşeni Four Essentials 2022’de Buluştu SÖYLEŞİ Muammer Akgün ÇEVİRİ Hastane Havası Güvenliği ÖZEL BÖLÜM Sektörün Hafızası

Alize Mühendislik Tarafından Geliştirilen Hava Arıtım Ürünleri www.alizemhs.com // info@alize.org Kendini Temizleyebilen Elektrostatik Filtre Koku Arıtımı İçin Geliştirilmiş, 120+ Ay Kullanım Ömürlü, Kanal Tipi Plazma Filtre Koku Arıtımı İçin Geliştirilmiş, 120+ Ay Kullanım Ömürlü, Kanala Saplanabilen Filtre - Tepki Süresi 1 sn’nin Altında - Kolay Kurulabilen Mekanizma - Set Edilebilen Sıcaklık Değeri Odunlu ve Kömürlü Pişirmeler İçin İdeal Su Sisli Filtre Plazma Filtre AQB Autowash Plazma Tube Anlık Kapanan Damper Mistio

G O O D D E S I G N

Viessmann 2,6-7 kW kapasite aralığında Vitoclima 200-S/HE High Seasonal, Pro ve Dynamic serisi duvar tipi split klimalar, 7-14 kW kapasite aralığında Vitoclima 100-S, 200-S ve 242-S ve 333-S ticari tip split klimalar, 5 iç üniteye kadar tek dış üniteye bağlanabilen Vitoclima 300-S/HE Free Joint DC Inverter çoklu-multi split-klimalar ve maksimum 272 kW (104 HP) dış ünite kapasitesine sahip Vitoclima All DC Inverter VRF klima sistemleri eksiksiz bir ürün programı ve her ihtiyaca uygun çözümler sunmaktadır. www.viessmann.com.tr Vitoclima Viessmann’dan her ihtiyaca uygun klima programı Vitoclima ürün programı: Vitoclima 100-S / Vitoclima 242-S ve 333-S / Vitoclima 200-S/HE bireysel ve ticari split kimalar Vitoclima 300-S/HE Free joint çoklu sistem klimaları Vitoclima 444-S ve 333-S ALL DC INVERTERVRF klima sistemleri

Editörden gar enerjisiyle Türkiye, karasal rüzgar potansiyelinin yüzde 10'unu kullanabilir duruma geldi. Türkiye, rüzgar enerjisinde kapasite artışıyla eş zamanlı olarak sanayisini de geliştirdi. Yeni rüzgar türbini teknolojileriyle Türkiye'nin rüzgar enerjisi potansiyelinin 100 bin megavatı aştığı hesaplanıyor. Rüzgar enerjisinin dahil olduğu sanayi, inşaat, işletme, bakım ve onarım alanlarında 20 binden fazla kişi istihdam ediliyor. Rüzgar enerjisi ekipmanı üretiminde Avrupa'da 5'inci sırada bulunan Türkiye'den 6 kıtada 45 ülkeye rüzgar enerjisi ekipmanı ihraç ediliyor. Türkiye'de 1 Mayıs 2021-30 Nisan 2022 döneminde rüzgar ve güneş enerjisi santralleri 46,3 teravatsaat elektrik üretti. Bu miktar doğalgaz santralleri tarafından üretilseydi 7 milyar dolarlık fazladan ithalat yapılması gerekecekti. Gelecek aylarda doğalgaz fiyatlarının aynı seviyede kalması durumunda Türkiye'de rüzgar ve güneşin her ay yaklaşık 700 milyon dolar tasarruf sağlaması bekleniyor. Londra merkezli düşünce kuruluşu Ember'in Türkiye'ye ilişkin analizine göre, Türkiye'de elektrik üretiminde geçen yıldaki kapasite artışının yüzde 97'si yenilenebilir kaynaklardan oluştu. Türkiye'de rüzgar ve güneş enerjisinde potansiyel yüksek ve büyüme fırsatı fazla olmasına rağmen son yıllardaki elektrik talebindeki artışı karşılamaya yetecek kadar yenilenebilir enerji kapasitesinde artış sağlanamadı. Raporda, rüzgar ve güneşe tahsis edilen kapasitelerin yükseltilerek yatırım iştahının daha verimli kullanılması gerektiği belirtildi. Türkiye yıllık 8 gigavat kapasiteyle Avrupa'nın en yüksek güneş paneli üretim kapasitesine sahip ancak her yıl 1 gigavattan daha az güneş santrali devreye alınıyor. Türkiye'nin yerli güneş paneli üretim kapasitesini tam kapasite kullanılarak maliyetli fosil yakıt ithalatını ikame edebileceği ve böylece elektrik faturalarını daha da azaltabileceği öngörülüyor. Görünen o ki, tüm dünya gibi Türkiye de enerji üretiminde dümeni yenilenebilir kaynaklara kırmış durumda… luslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, petrol, doğal gaz, kömür ve elektrik piyasaları olmak üzere enerji sektörünün bütün kollarını kapsayan küresel bir enerji krizi yaşandığını anlattı. Bundan sonraki dönemde eski enerji düzenine geçme şansının olmadığını dile getiren Birol, “Yepyeni bir enerji düzeni kuruluyor. Ülkelerin seçtikleri enerji teknolojilerinden ticaret güzergahlarına kadar her şey yeniden şekilleniyor.” dedi. Birol, Avrupa’da yenilenebilir enerjiye verilen önemin hızla arttığına ve ülkelerin ilk defa enerji verimliliği konusunda yasal olarak bağlayıcı kararlar aldığına dikkat çekti. 2019’da dünyada satılan 100 araçtan 2’sinin elektrikli olduğunu anımsatarak, şu anda satılan her 100 araçtan 10’unun elektrikli olduğu bilgisini paylaştı. Bu trendin hızlanarak devam edeceğini dile getiren Birol, "Aynı şekilde devam etse dahi 2025’te ulaşımdaki petrol talebi zirveye ulaşıp düşüşe geçiyor çünkü petrol talebinin önemli bir kısmı araçlardan geliyor. Bu nedenle petrol talebinde bir zayıflama olacak" dedi. Birol, bugünden yeni bir petrol yatırımı için düğmeye basıldığında ilk petrol üretiminin 2040’ı bulacağını belirterek, "Burada bir iş riski var. Şirketlerin çoğu bu riski görüyor. Normalde petrol endüstrisinin yıllık kârı 1,5 trilyon dolardı. Bu sene bunun 4 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyoruz. Bu miktarın da önemli bir kısmının temiz enerji yatırımlarına harcanacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) aylık petrol piyasası raporuna göre de, grubun günlük ham petrol üretimi Mayıs’ta bir önceki aya göre 176 bin varil azalarak yaklaşık 28 milyon 51 bin varil oldu. OPEC'in küresel petrol üretimindeki payı ise yüzde 28,9 olarak kayıtlara geçti. Bu rakam bir önceki ay yüzde 29 seviyesindeydi. Öte yandan; "Dünya Rüzgar Günü" dolayısıyla Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği, WindEurope ve Dünya Bankası tarafından hazırlanan sektör raporlarından derlenen bilgilere göre, Türkiye'nin karasal rüzgar enerjisinin yanı sıra 20 gigavata ulaşan deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi kapasite potansiyeli bulunuyor. Son 10 yılda işletmeye alınan 11 bin megavatı aşan rüzU Gökçen Parlar Ünal gokcenparlar@dogayayin.com Türkiye, enerji üretiminde yüzünü yenilenebilir kaynaklara dönüyor

İçindekiler / Haberler Gündem Özel Bölüm 6 40 36 49 Haziran 2022 Mekanik Tesisat ve İnşaat Sektörünün Dört Bileşeni Four Essentials 2022’de Buluştu Sektörün Hafızası Muammer Akgün: “Görünen o ki bir ilerleme, bir gelişmekten bahsetmek de, yeterli olmadığını söylemek de mümkün” Kimler geldi... Kimler geçti... Prestijli Projelerde ISK Sektörü AYLIK BİLİMSEL TEKNİK SEKTÖR DERGİSİ www.termodinamik.info Sahibi Asrin Bakır Gerçek asrinbakir@dogayayin.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dr. Oya Bakır oyabakir@dogayayin.com Genel Yayın Yönetmeni Gökçen Parlar Ünal gokcenparlar@dogayayin.com Dijital Teknolojiler Danışmanı Cenk Gerçek cenkgercek@dogayayin.com Reklam Grup Başkanı Asrin Bakır Gerçek asrinbakir@dogayayin.com ReklamMüdürü Emin Deniz Demirek denizdemirek@dogayayin.com Abone ve Okur Sorumlusu Diler Sunay abone@dogayayin.com Grafik Elif Cankan Ulaştırma ve Dağıtım Yavuz Erdoğan Yayımlayan Doğa Yayıncılık ve İletişim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. Yönetim Yeri Ali Nazım Sok. No: 30 Koşuyolu 34718 Kadıköy / İSTANBUL Tel: (0216) 327 80 10 pbx Faks: (0216) 327 79 25 www.dogayayin.com ISSN: 1302-8065 2022 © Doğa Yayıncılık Ltd. Şti. Bedeli: 25 TL. Yıllık Abone Bedeli: 250 TL. Baskı ve Cilt ŞAN OFSET MATBAACILIK SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Adres: Hamidiye Mah. Anadolu Cad. No: 50 Kağıthane/İstanbul Tel: 0212 289 24 24 Tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel süreli yayındır.

Çeviri Makale Güncel 70 68 72 Aktif Membran Enerji Eşanjörü ile Tamamen Dış Hava ile Çalışırken Enerji Tasarrufu Sağlayabilen Sistemler Hastane Havası Güvenliği için Doğal Atmosferik Prosesin Bir Benzerini Uygulamak Belirli Sonuçlar Doğuracaktır Alışveriş Merkezlerinin Yangın Riski Açısından Değerlendirilmesi REKLAM DİZİNİ ÖKİ ALİZE AKİ AVENS ÖK AYVAZ 9 BAYMAK 27 CONDAIR 29 ÇUKUROVA ISI 80 DAIKIN 1 EMAS 39 EUROVENT SUMMIT 19 FRİGODUMAN 33 FRİTERM 21 İSİB AK KAZANCI 43 MOSTRA CONVEGNO EXPOCOMFORT 15 RESTERM 35 SENTEZ 63 SHK ESSEN 11 STANDART POMPA 67 THE BIG 5 SHOW DUBAI 25 TREX İKLİMLENDİRME 7 VAILLANT 13 VESTEL 2 VIESSMANN 8 16 26

Haberler 6 TERMODİNAMİK • HAZİRAN 2022 R Wilo, Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Pompa Markası Seçildi esmi kurum, müteahhit, son tüketici ve inşaat firmaları özelinde yapılan, Method Resarch Company tarafından gerçekleştirilen Tüketici Satın Alma Alışkanlıkları Araştırma Raporunda Wilo, Türkiye’nin en çok tercih edilen pompa markası seçildi. Tek markayı seçme anketinde, hedef kitlenin yüzde 42’si Wilo’yu tercih ederken, Türkiye’de ilk akla gelen pompa markası da Wilo olarak belirtilmiş durumda. Resmi kurumların yüzde 58’i, üretici firmaların yüzde 67’si, müteahhitlerin yüzde 51’i ve mekanik yüklenicilerin yüzde 77’si de Wilo’yu tavsiye edeceklerini açıkladılar. Tercih sebebi olarak Wilo Pompa’nın ürün kalitesi özelliği ön plana çıkarken, bilinirliği ve beğeni oranı en yüksek marka olarak da tam not aldı. İleri teknolojisi ile 150 yıldır tüm dünyada, 30 yıldır ise Türkiye’de pompa sistemlerinin öncü markası olarak faaliyetlerini sürdüren Wilo, kullanıcı dostu ürünleriyle farklı sektörlere inovatif çözümler sunmaya devam ediyor. Sürdürülebilir konseptlere ve akıllı teknolojilere dayanan ağ bağlantılı sistemler geliştirerek, günümüz pazarına ve yarının karmaşık ihtiyaçlarına ürünler ve çözümler getiren Wilo, pompa sektöründe standartları belirliyor Method Resarch Company tarafından düzenlenen ve 304 kişinin katıldığı Tüketici Satın Alma Alışkanlıkları Araştırma Raporunda, Wilo’nun en çok tercih edilen marka olmasını değerlendiren Wilo Türkiye Pazarlama Müdürü Banu Kiper; “Ar-Ge tabanlı bir pompa firması olarak tüketici taleplerini her zaman itinayla dikkate aldık. Projelerdeki temel müşteri talepleri, çalışmalarımızda bizim için bir yol gösterici oldu. Sunduğumuz ürün kalitesinin yanı sıra satış sonrası hizmetlerimiz, dijital çözümlerimiz ve geniş yetkili satış noktaları ve servis ağımız ile hep farkı ayrıcalıklarla sunmaya gayret gösterdik. Yapılan marka algı araştırmasından çıkan sonuç da bize, bu noktada doğru adımları attığımızı gösteriyor. Bu çalışmada aldığımız her bir olumsuz yorumu ders, her bir olumlu yorumu da daha iyisini yapmak üzere değerlendiriyoruz. 150 yıldır dünyada yakalanan başarının Türkiye’de de aynı istikrarda olduğunu görmekten gururluyuz” açıklamalarında bulundu. A Uzun Zamandır Emerson Europe Başkanı Görevinde Bulunan Jean Janssen Yaşamını Yitirdi achen'de ofisleri bulunan küresel teknoloji ve üretim şirketi Emerson'ın, uzun süredir bölgesel iş lideri Jean Janssen'in 1 Mayıs 2022'de aniden vefat ettiği bildirildi. Emerson’dan yapılan açıklama şöyle: “Jean Janssenmuazzambir güce ve tutkuya sahip bir arkadaş, bir akıl hocası ve bir liderdi. Beklenmedik kaybı hem Janssen ailesinde hemde Emerson ailesinde büyük bir boşluk bırakıyor. Müşterileri ve çalışanları desteklemek, can damarıydı ve son 38 yılda Emerson'u bir şirket olarak şekillendirmede itici güç oldu”. Jean Janssen, kariyerine 1984 yılında Emerson'da Belçika'da Welkenraedt’ta Proses Mühendisliği Müdürü olarak başladı. Artan sorumluluk adımlarının ardından, 2007 yılında Emerson İklim Teknolojileri Avrupa Başkanı olarak yeni görevine atandı. 2016 yılında yöneticilik görevleri, Avrupa'daki genel Emerson Ticari ve Konut Çözümleri İş Platformunun Başkanı olarak genişletildi. Aynı zamanda, Emerson'un bölgedeki kurumsal operasyonları ve stratejik gelişimi için kendisine ek sorumluluk veren Emerson Europe Başkanıydı. Jean Janssen, Emerson'un klima, soğutma ve ısıtma pazarlarında teknolojik yenilikleri yönlendirmek için çözüm yaklaşımları konusunda oldukça tutkuluydu. Müşterileri ve HVACR endüstrisini gelecekteki zorluklara ve trendlere hazırlamak için katma değerli, enerji açısından verimli ve sürdürülebilir çözümlere net bir şekilde odaklandı. Emerson İklim Avrupa Yönetim Kurulu kısa süre önce Jean Janssen'in başarılarını ve kişiliğini onurlandırmıştı: “Jean, hem yüksek düzeyde yetkinlik ve uzmanlığa sahip harika bir rol modeldi, hemde bir birey olarak bize çok yakındı, her zaman çalışanlarının sorun ve beklentileri için açık bir kulağı vardı. Kaybı, kalplerimizde ve şirkette büyük bir boşluk bıraktı. Büyük üzüntü içindeyiz ve tümmaneviyatımız ailesiyle birlikte."

Haberler 8 TERMODİNAMİK • HAZİRAN 2022 Carrier Santrifüj Soğutma Gruplarının 100. Yılı Kutlandı C arrier bugün, birçok yönden modern dünyanın gelişmesine katkı sağlayan, santrifüj kompresörlü soğutma makinesinin icadının 100. yıldönümünü kutluyor. 22 Mayıs 1922 akşamı, Willis Haviland Carrier tarafından, Newark, New Jersey’deki bir sac levha atölyesine ücretsiz yemek ve boks maçı izlemek üzere 300 kişi davet edildi ve ardından ilk santrifüj soğutma grubu teknolojisi tanıtıldı. Carrier Ticari Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme (HVAC) Sistemleri Başkanı Gaurang Pandya konuyla ilgili ”Carrier’in çığır açan buluşu, proses soğutmasının etkinliğini artırırken büyük ölçekli konforlu iklimlendirmenin de kapısını araladı” dedi. “Her gün, bir sonrakini yaratmak, değişen gereksinimlerin bir adım ötesinde olmak, dijital teknolojinin gücünü açığa çıkarmak, IoT ile daha akıllı çalışmalar yapmak ve müşterilerin iş hedefleriyle en uyumlu ticari HVAC çözümlerine ulaşmalarına yardımcı olmak amacıyla yenilikler yaparak bu mirasın üzerine inşa ediyoruz.” Carrier’ın bir santrifüj kompresörlü soğutma grubunu bir gövdede birleştirme anlayışı, yani yeni bir kondansatör tipi ve bir soğutucunun bir şasede birleştirilmesi, dünya çapındaki fabrikalarda proses soğutması konusunda birçok yenilik sağlamıştır. İlk kez 1923 yılında Philadelphia’daki bir çikolata fabrikasında montajı yapılan üç santrifüj soğutucunun ardından, Carrier’in bu teknolojik atılımı kısa sürede Hindistan’daki suni ipek üreticileri ve Meksika’daki kraker fabrikalarında da proses soğutması maksadıyla kullanıldı. Carrier, konfor soğutması hayalini ise 1924 yılında bir Detroit mağazasının sahiplerinin santrifüj soğutma grubu kullanmaya başlamalarıyla gerçekleştirdi. Santrifüj soğutma teknolojisi, sinema salonları, mağazalar, restoranlar, spor salonları, gemiler, hastaneler ve ofis binalarında halen halka güvenilir ve uygun fiyatlı, konforlu iklimlendirme sağlamaktadır. On yıl sonra, santrifüj soğutma, 200’den fazla sektörde proses soğutması sağlar duruma geldi. Yiyecek ve içecek üretimi daha güvenli hale geldi, hastaneler daha konforlu ve sıhhi hale geldi ve penisilin gibi yeni hayat kurtarıcı ilaçlar bulunabildi. İstenilen derecedeki sıcaklık ve nemi hassas şekilde sağlayan santrifüj soğutma grubu teknolojisi, her tür elektronik, yarı iletken çipler, veri merkezleri ve robotik dahil olmak üzere modern dijital çağın altyapısına da katkı sağlamıştır. Bu teknoloji olmasaydı bu yeni icatlar ve yeni teknolojiler geliştirilemezdi. Santrifüj teknolojisinin arkasındaki temel fizik bir asırdır değişmese de Carrier mühendisleri santrifüj soğutucu teknolojisinde yeni ilerlemeler sağlamaktan asla vazgeçmediler. Günümüzde, Carrier AquaEdge® 19DV su soğutmalı soğutma grubu, ultra düşük küresel ısınma potansiyeline sahip soğutucu akışkan kullanırken sistemin toplam enerji tasarrufunu artıran benzersiz freecooling ve ısı geri kazanım seçenekleri ile dünya standartlarında enerji verimliliği sağlamaktadır. Geniş çalışma aralığına sahip AquaEdge 19MV soğutma gruplarının makine boyutu eski gruplara kıyasla oldukça küçülmüştür. Her iki makinede de kullanılan benzersiz EquiDrive™ iki kademeli sırt sırta kompresör teknolojisi sayesinde enerji tüketimi önemli ölçüde azaltılmıştır. Dijital hale getirilen uygulamalı sistemler ve bağlantılı kontrollerden iş süreçlerine yönelik sistemlere, verimli yüksek katlı konut sistemlerinden sağlıklı bina otomasyon sistemlerine ve sürdürülebilirlik çözümlerine kadar, Carrier HVAC teknolojisi geleceği şekillendirmeye devam ediyor.

dedietrich.com.tr Yapı Kredi World’e özel peşin fiyatına 12 taksit!

Haberler 10 TERMODİNAMİK • HAZİRAN 2022 GF Hakan Plastik: “Kaynaklar Sonsuz Değil, Sadece Bir Dünyamız Var” 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle bir açıklama yayınlayan GF Hakan Plastik, 2022 teması “Sadece Bir Dünya” üzerinde sürdürülebilir, doğayla uyumlu bir yaşam için herkesin çaba sarf etmesinin önemine dikkat çekti. Bünyesinde bulunduğu Georg Fischer Piping Systems (Boru Sistemleri)’ın belirlediği Küresel İlkeler çerçevesinde çalışmalarına yön veren GF Hakan Plastik yetkilileri, dünyamızı korumak ve geleceğe taşımak için kolektif bir çabanın gerekliliğine değindi. “Dünyanın lider boru sistemleri üreticisi olan GF Piping Systems, 1997 yılından bu yana sürdürülebilirlik konusunda kararlı şekilde yol alıyor. Küresel bir firma olarak bulunduğu 34 ülkede de bu kararlı tutumunu sürdürüyor. GF Hakan Plastik olarak biz de hem bünyesinde bulunduğumuz GF’nin sürdürülebilirlik kültürü, hem de kendi değerlerimizle yaşadığımız gezegenin korunmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Son yıllarda etkisini çok daha fazla hissettiğimiz küresel ısınma, yangınlar, taşkınlar, yıkımlar, salgınlar, çatışmalar, göçler, vb. doğayla uyumlu sürdürülebilir bir yaşamın gerekliliğini ortaya koyuyor. Bunun gerçekleşmesi için hükümetlerin alacağı kararlar, STK’ların yürüttüğü ve yürüteceği çalışmalar, kurum/kuruluşların yapacağı girişimler, bireysel yapılabilecek eylemler, vb. kolektif bir çabanın yürütülmesi ile mümkün olacaktır. GF’nin 2021 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nda gördüğümüz sosyal ve çevresel faydaları olan ürünlerdeki artışın %60‘a yükselmesi bizim için önemli bir veri. Çünkü içme suyunun binalara güvenli ve hijyenik bir şekilde; gazın, insana ve çevreye zarar vermeden güvenli ve sızıntısız olarak taşınması bizim ana konumuz. Bunları sağlamak için geliştirdiğimiz ürün ve hizmetleri enerji verimli ve karbon ayak izini azaltacak; müşterilerimize de bu konuda destek olacak şekilde planlıyoruz. Bu sonuç, bize doğru yolda olduğumuzu ispatlıyor. Yine GF Hakan Plastik olarak ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi'ni tesislerimizde uygulayarak; proseslerimizi, ürünlerimizi, iş modellerimizi geleceğe ve yeni nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle ‘her gün daha iyiye’ mottosuyla geliştiriyoruz. Yaşadığımız dünyayı elbirliği ile koruyalım. Dünya Çevre Günü ve Türkiye’de kutlanmaya başlayan çevre haftası kutlu olsun.” GF 2021 Sürdürülebilirlik Raporu: "Sosyal ve Çevresel Faydaları Olan Ürünler Artıyor" 1 997 yılından bu yana sürdürülebilirlik vizyonu ile çalışmalarına yön veren GF, 2021 Sürdürülebilirlik Raporunu yayınladı. Raporda sosyal veya çevresel faydaları olan ürünlerdeki artış dikkat çekerken; ilk kez sürdürülebilir satın alma ve yeni atanan yöneticilerin cinsiyet dengesi hakkında da verilere yer verildi. Sürdürülebilirliğin bağımsız bir konu olmadığına, stratejinin ve işin temel bir temel değeri olduğuna inanan GF’in 2025 Stratejisi bir dizi iddialı sürdürülebilirlik hedefi içeriyor. Bu hedefler doğrultusunda sürdürülebilirlik alanında üç ana konuya odaklanıyor: Ürün portföyü, iklim ve kaynaklar ile insanlar ve refah. Bulunduğu 33 ülkede aynı hedefler doğrultusunda çalışmalar yürüten GF‘in Sürdürülebilirlik Raporu’nda 2021'de, sosyal veya çevresel faydaları olan ürünlerin satışların %60'ını oluşturduğu ve bu oranın da yıl içinde %58 arttığı belirtildi. Sera gazı (GHG) emisyonlarının, 2019 yılına oranla %17 düştüğüne değinilen raporda bu yıl ilk kez sürdürülebilir satın alma ve yeni atanan yöneticilerin cinsiyet dengesi hakkında ölçümlere de yer verildi. 2025 yılına kadar satın alma harcamalarında sürdürülebilirlik değerlendirmelerinin hedefi olan %80 oranının 2021 yılında %34 olarak gerçekleştiği belirtildi. Yine 2025 hedefi olan yeni yönetim atamaları arasında %25'lik kadın hedefinin 2021 yılında %30'a ulaştığına değinildi. GF Piping Systems’ın Strateji 2025’in üç ana konusundan biri olan İnsanlar ve Refah konusunda adımlar atan GF Hakan Plastik, yönetici pozisyonundaki kadın istihdamı yüzdesini %22.58 oranında artırırken, Yönetim Kurulu‘na da 3 kadın yönetici ataması gerçekleştirdi. Aynı başlık altında bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği konusu da üretim tesislerinde önemli düzenlemeler, uygulamalar ve eğitimlerle desteklenirken ofis çalışanları için de ERGOFFICE programı başlatıldı. COVID-19 salgını, tedarik zinciri kesintileri ve artan ham madde fiyatları dahil olmak üzere devam eden makroekonomik belirsizliklerin başarılı bir şekilde atlatıldığı belirtilen raporda, sürdürülebilirliğe odaklanarak hedeflere ulaşma yönünde ilerleneceği kaydedildi.

Haberler Samsung Electronics Türkiye’de Klima Sistemleri Yeni Direktörü Ekin Tezeren Oldu S amsung Electronics Türkiye’de 2014’den bu yana Türkiye Klima Sistemlerinin yöneticiliği görevini yapmakta olan Okan Tutcu, Samsung Klima Sistemleri Dubai MENA Bölge Yöneticisi olarak atanırken, yerine 17 yılı aşkın bilgi birikimi ve deneyime sahip Ekin Tezeren getirildi. Tezeren, 9 Mayıs itibarıyla görevi Tutcu’dan devraldı. Türkiye başta olmak üzere 23 ülkede Samsung’un HVAC (İklimlendirme) sektöründeki yönetimine liderlik edecek Tutcu, yeni rolünde, Samsung Electronics’in Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da İklimlendirme Sistemleri alanındaki yatırımları için stratejilerin oluşturulmasında, yeni fırsatların ve iş modellerinin geliştirilmesinde rol oynayacak. 9 Mayıs 2022 tarihi itibarıyla Samsung Electronics Türkiye Klima Sistemleri Direktörlüğü görevini devralan Tezeren ise, Samsung Electronics Türkiye’nin iklimlendirme alanındaki ürünlerine yönelik satış ve stratejilerin geliştirilmesine liderlik edecek. 2003 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Tezeren, kariyerine 2004 yılı itibarıyla Satış Mühendisi olarak başladı. Tezeren, daha sonra global markalarda Bölge Satış Müdürü, Ülke Satış Müdürü, Satın alma ve Lojistik Planlama Müdürü ve son olarak da Türkiye, Ortadoğu, Kafkasya ve Orta Asya Satış Müdürü olarak çeşitli görev ve sorumluluklar üstlendi. 12 TERMODİNAMİK • HAZİRAN 2022 Hifyber, Sürdürülebilir Filtrasyon Çözümleri Geliştiriyor "Atıksız yaşam, yeşil gelecek” mottosuyla gelecek nesillere sürdürülebilir bir yaşam bırakmayı hedefleyen Hifyber; iklimlendirme sistemlerinde, endüstriyel filtrasyonda, ve yüz maskelerinde kullanılmak üzere geliştirdiği “Nanofiber Filtre Medyası”nı çevreye duyduğu sorumluluk bilinci ile doğada çözünebilen hammaddelerden üreterek, ürünlerinin çevresel etkilerini azaltmayı hedefliyor. Hızla artan dünya nüfusuna paralel olarak yaşanan kentleşme ve sanayileşmenin çevresel sorunları da beraberinde getirdiğini belirten Hifyber Genel Müdürü Ahmet Özbecetek, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında çevreyi ve insan sağlığını korumak üzere yürüttükleri çalışmaları paylaştı. Özbecetek, şunları söyledi: “Küresel iklim değişikliğinin etkilerinin hızla artması nedeniyle çevresel düzenlemeler giderek önem kazanıyor. Biz de Hifyber olarak sürdürülebilir gelecek için çalışmalarımızı; çevreyi, insanı ve inovasyonu odağımıza alarak yürütüyoruz. AR-GE’den lojistiğe kadar tüm süreçlerimizi, çevresel etkimizi en aza indirecek şekilde kurguluyoruz. Bu kapsamında; toplumun karbon salınımını düşürmeyi ve çevre bilincini artırmayı hedefliyoruz. Çevreye duyduğumuz sorumluluk bilinciyle, endüstriyel filtrasyonda, iklimlendirme sistemlerinde ve yüz maskelerinde kullanılmak üzere geliştirdiğimiz ‘Nanofiber Filtre Medyasını’ doğada çözünebilir hammaddelerden üretiyoruz. Cam elyafı içermeyen, nanofiber kaplı antibakteriyelantiviral özellikte ki fitre kumaşı ile ortam havasında bulunan; mikroorganizmaların, toz ve alerjenlerin giderilmesini sağlayarak, güvenli yaşam alanları sunuyoruz. Nanofiber yapının sağladığı yüksek hava geçirgenliği sayesinde endüstriyel filtrasyonda ve iklimlendirme sistemlerinde kullanılan fan motorlarında enerjiden yüzde 30 tasarruf sağlıyoruz. Fan motorlarının daha az enerji ile çalışması sayesinde de karbon emisyonunu azaltıyoruz”. Maskeler, Atık Sorununa Dönüştü Koronavirüs (Covid-19) salgını ile mücadelede bireysel tedbirlerin başında gelen maskelerin de pandemi sonrasında tüm dünyada ciddi bir atık sorununa dönüştüğünü belirten Ahmet Özbecetek, sözlerine şöyle devam etti: “Pandemiyle birlikte dünya genelinde yaygın olarak kullanılan maskelerin yüzde 90’ı uzun ömürlü plastik malzemelerden üretiliyor. Kullanım sonrası rastgele çevreye atılan bu maskeler, 450 yıl doğada kalarak; doğayı, canlıları ve insan yaşamını tehdit ediyor. Hifyber olarak maskelerin çevresel bir tehdit oluşturmasını önlemek amacıyla yaklaşık bir yıl süren AR-GE çalışmalarımızın sonunda geliştirdiğimiz ‘HF-BIO60 yüz maskesi filtrasyon katmanı’ ile çevre dostu bir yaklaşım benimsiyoruz. EN13432 standardına uygun olarak kontrollü koşullar altında, yüksek teknoloji nanofiberlerle birlikte biyolojik olarak parçalanabilen ürünümüz ile; çevre dostu bir şekilde yaşamak, bireysel karbon ayak izini azaltmak ve gezegenimizi korumak isteyen herkese yardımcı olarak, sürdürülebilir yaşama katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda düşük karbon ekonomisine geçiş için 2030 yılında tüm süreçlerimizde ki doğrudan emisyonları yüzde 60 azaltmayı hedefliyoruz”.

Düşük ses seviyesi ve hassas sıcaklık sensörü teknolojisiyle kusursuz konfor. PROJELERiNiZE KONFOR KATACAK VRF SiSTEMLERi VESTEL’DEN rtağım Proje İklimlendirme Kanallı Tip Duvar Tipi Dört Yönlü Kaset

Haberler 14 TERMODİNAMİK • HAZİRAN 2022 T ürkiye İklimlendirme Havalandırma sektörünün önde gelen şirketlerinden AIRONN A.Ş.’nin 10’uncu yılını kutlamak üzere Ataşehir’de geniş katılımlı bir etkinlik gerçekleştirildi. ‘Aironn 10. Yıl Etkinliği’ne sektörün çok sayıda önde gelen temsilcisi, akademisyen ve iş insanı katıldı. Türkiye'nin havalandırma sektöründe önemli yatırımları ile adından söz ettiren fan mühendisliği şirketi Aironn, 10'uncu yılını kutladığı dev organizasyonda duygulu, coşkulu, keyifli anlar yaşandı. Fan mühendisliği ve fan üretiminde söz sahibi olan şirketin 10'uncu yılı kutlama organizasyonu, Ataşehir Sheraton Grand Otel'inde 24 Mayıs 2022 tarihinde gerçekleşti. Trio dinletisi eşliğinde bir kokteyl ile başlayan etkinlik, Murat Atıl'ın sunuculuğunu yaptığı programla devam etti. Türkiye Yangın Sektörünün duayeni Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç'ın anıldığı bir video sunumun ardından yaptığı açılış konuşmasında Aironn A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Akgül, “Aironn bizim çocuklarımızdan biri. ‘Bizim' diyorum, çünkü tüm ekip arkadaşlarımla bu duyguyu paylaştığımızı düşünüyorum. Aslında bu çocuğu sizlerle birlikte büyüttük, sizlerle birlikte güçlü bir aile olduk. Bu sebeple bu geceyi yine sizlerle paylaşarak ölümsüzleştirmek istiyoruz. Çok kolay bir on yıl olduğunu söyleyemem ama idealleriniz varsa, kendinize inanıyorsanız, sevenleriniz ve sizlere güvenenler, bir de arkanızda aileniz varsa aşılamayacak engel yok diyebilirim. Bugün, 1'in yanına bir sıfır koyduk, sıfırları artıracağımız, birlikte büyüyeceğimiz güçleneceğimiz nice yıllarımız olsun temennisindeyim” dedi. Berrak Çetinkaya ve Motto orkestrasının misafirlere keyifli anlar yaşattığı gecede düzenlenen çekilişin birincisine Mauritius'ta iki kişilik bir haftalık tatil, ikincisine IPod, üçüncüsüne ise akıllı saat hediye edildi. Türkiye'nin makine mühendisliği alanındaki ilk kadın profesörü A.Nilüfer Eğrican'ın öz yaşam öyküsünü anlatan ‘Akife' isimli kitabın ilk baskısı, yapılan çekilişle üç misafire bizzat Nilüfer Eğrican tarafından takdim edildi. Aironn A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Akgül, Genel Müdürü Uğur Akgül, Genel Müdür Yardımcısı ve Ar-Ge Direktörü Efe Ünal, etkinliğe katılan basın mensuplarına özetle şunları söyledi: “Bu on yıllık süreç için gururla söyleyebiliyoruz ki Aironn A.Ş. Türkiye havalandırma sektöründe, yurtiçinde ve yurtdışında önemli başarılara ve ‘ilk'lere imza attı. İlk günden bugüne, Aironn Ar-Ge odaklı bir kuruluş oldu, Ar-Ge başarılarımızla ivme kazandık. Bunun ne denli doğru bir strateji olduğunu da elde ettiğimiz kazanımlar ve bu gün vardığımız nokta kanıtlıyor. Bir örnek vermek gerekirse AMCA 210-16 uluslararası akreditasyona sahip fan test laboratuvarımız, Türkiye'de ve bölge coğrafyasındaki ilk ve tek akredite test düzeneğidir. Bu laboratuvarımız ile kendi ürünlerimizi test edebildiğimiz gibi başka firmaların da bu alanda fan performanslarını test ederek sektöre hizmet verebiliyoruz. Önümüzdeki süreçte bu ve buna benzer ‘ilk'lere imza atacağız, öncülüklerde bulunacağız. Bu da bizim büyümemize katkı sağlayacak. Bugün böylesine güçlü bir katılımla bu organizasyonu gerçekleştirmiş olmaktan, sektör mensuplarımıza, değerli büyüklerimize, dostlarımıza keyifli anlar yaşatabilmekten büyük mutluluk duyuyoruz.” AIRONN’un “10'uncu Yıl Etkinliği” Büyük Bir Buluşmaya Sahne Oldu Swegon Barcol-Air’i Satın Alarak Büyümeye Devam Ediyor S wegon, yüksek kaliteli ürünlerin yanı sıra özelleştirilmiş tasarım ve kurulum hizmetleri, proje yönetimi gibi geniş bir hizmetler yelpazesi sunan lider bir radyant tavan sistemleri tedarikçisi olan Barcol-Air'i satın alarak büyümeye devam ediyor. Swegon Group CEO'su Andreas Örje Wellstam “Barcol-Air'i Swegon Grubuna dahil etmekten mutluluk duyuyoruz. İsviçre, Fransa, Almanya ve komşu pazarlardaki sağlam marka bilinirliğinin yanı sıra gelişmiş bir üretim merkezi, modern iç mekan iklimlendirme laboratuvarı ve harika bir ekip ile Barcol-Air, grubumuz için mükemmel bir katılımdır” diyor. Andreas Örje Wellstam devam ediyor: “Barcol-Air'in satın alınması, mevcut Zent-Frenger GmbH şirketimizin soğuk tavanlar işinde sahip olduğumuz güçlü konumu geliştirmeye devam edeceğimiz anlamına geliyor. Bu, güçlü bir Alman oyuncudan, büyüyen bu pazar segmentinde Avrupa'da lider konuma geçmemizi sağlıyor.” Barcol-Air CEO'su Felix Schneebeli şunları söylüyor: “Barcol-Air ve Swegon, konforlu, üretken ve sağlıklı iç mekan ortamları elde etme konusunda aynı kararlılığı paylaşıyor ve Swegon Group'un desteğiyle gelişmeye ve büyümeye devam etmek için mükemmel bir konumdayız. Birlikteliğimiz ile mimari açıdan olduğu kadar iç mekan iklimi açısından da daha çekici çözümler sunarak müşterilerimizle daha da güçlü ortaklıklar kurabileceğiz.” 1979 yılında kurulan Barcol-Air'in merkez ofisi Schwerzenbach, İsviçre'de ve üretimi St. Leon-Rot-Almanya'da olmak üzere 90 çalışanı bulunmaktadır. 2021 yılında net satışları 37,2 milyon Euro olarak gerçekleşti.

Haberler 16 TERMODİNAMİK • HAZİRAN 2022 Daikin Türkiye 13 Milyon Euro Yatırım Bedeline Sahip VRV Teknolojili Dış Ünite Üretim Tesisini Açtı D aikin Türkiye, ihracatı 100 milyon Euro daha artıracak VRV teknolojisini kullanan dış ünitelerin üretim tesisini devreye aldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katılımı ile gerçekleşen merkezi iklimlendirmede çığır açan VRV teknolojisini kullanan dış ünitelerin üretim tesisinin açılış törenine üst düzey birçok bürokrat da katıldı. Daikin Türkiye, Avrupa’nın ikinci büyük VRV üreticisi oldu Daikin Türkiye, 25 Mayıs 2022 tarihinde Hendek’teki fabrikasında devreye aldığı yeni VRV üretim tesisi ile 2021 mali yılı sonuçlarına göre 262 milyon Euro olan ihracatını 100 milyon Euro daha artıracak. Son teknolojiyle donatılarak 4 ayda tamamlanan ve 13 milyon Euro yatırım maliyetine sahip olan üretim tesisi, yıllık yaklaşık 50 bin adet VRV dış ünite üretiminin yanı sıra 200 mavi yakaya da istihdam sağlayacak. Üretimin yüzde 30’u iç pazarda değerlendirilirken yüzde 70’i de Ortadoğu ve Daikin Türkiye’ye bağlı Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Ermenistan, Tacikistan, Gürcistan, Kuzey Irak, Moğolistan ve KKTC’ye ihraç edilerek ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlayacak. Japon teknolojisiyle üretilen VRV dış üniteler, iklimlendirme sistemlerinde en yüksek sezonsal verimliliğe sahip olan ürünler olarak kabul görüyor. 25 Mayıs 2022 tarihinde Daikin Türkiye Hendek Üretim Tesisleri’nde gerçekleşen açılış töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye'nin merkezi konumu, güçlü finans sistemi, istikrarlı makroekonomik yapısı ve cazip teşvikleriyle yatırımcılar için dünyanın en güvenli limanı olduğunu bildirdi. Varank, Bakanlık olarak yatırım, üretim, istihdam ve ihracat gündeminde gece gündüz çalışmaya devam ettiklerini vurgulayarak Hendek'te kent ve ülke için önemli bir yatırımın açılışını gerçekleştirdiklerini kaydetti. Bakan Varank, VRV Üretim Tesisindeki üretim teknolojisinin, Japonya'dan sonra Türkiye'de kullanıldığının altını çizerek "Daikin Türkiye, Daikin Belçika'dan sonra bu alanda üretim yapan Avrupa'nın ikinci büyük VRV üreticisi unvanını yakalamış olacak. Üretim ve ihracat anlamında da muazzam bir performanstan bahsediyoruz. Şirket geçen yıl gerçekleştirdiği 260 milyon Euro’yu geçen ihracatıyla sektöründe Türkiye'nin ilk 100 ihracatçısından birisi konumunda. Yeni ve yüksek teknolojili ürünler geliştirmek üzere şirket bünyesinde Bakanlık desteğiyle kurulan bir Ar-Ge merkezi olduğunu da memnuniyetle ifade etmek istiyorum" dedi. Tesisin, Türkiye'nin sektördeki küresel rekabetçiliğini çok daha ileri bir noktaya taşıyacağına işaret eden Varank şöyle devam etti: "Yaklaşık 13 milyon Euro’luk yatırımla kurulan bu tesiste yaklaşık 50 bin adet VRV dış ünitesi üretilecek ve 200 kişi istihdam edilecek. Üretiminin yüzde 70'i ihraç edilecek olan tesisle Daikin Türkiye'nin ihracatını da 100 milyon Euro artırmış olacak. 2025 yılında Daikin Türkiye'nin ihracat hedefi 500 milyon Euro. Bu gerçekten çok ciddi bir hedef. Bu vesileyle bu önemli yatırımı ülkemize kazandıran Daikin yetkililerine teşekkürlerimi sunuyorum. Kendi kendine yetebilen, kritik ürün ve teknolojilerde üretim kabiliyeti olan bir ekonominin oluşturulmasının ülkelerin akıbeti açısından zorunluluk olduğuna dikkati çeken Varank, "Biz zaten bunu tesis etmek üzere Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunu tasarlayıp uygulamaya başlamıştık. Bu vizyon çerçevesinde kapsamlı bir planlama yaptık ve her alanda atılımlarımızı başlattık. Bu bağlamda Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminden girişimciliğe, dijitalleşmeden beşeri sermayenin geliştirilmesine kadar çok kapsamlı politikalar uyguluyor ve sanayimizin konvansiyonel üretimini modernize etmek ve dijitalleştirmek üzere çalışmalar yapıyoruz" ifadesini kullandı. Tümbileşenleriyle iklimlendirme sektörünün ülke açısından kritik öneme sahip olduğunu aktaran Varank, "Daikin yönetimini bu yeni yatırımı dolayısıyla yürekten tebrik ediyorum

Haberler TERMODİNAMİK • HAZİRAN 2022 17 ve şirketin burada yeni yatırım planlarının olduğunu bilmekten de ayrıca memnun oluyorum” diye konuştu. Avrupa, Ortadoğu ve Daikin Türkiye’ye bağlı Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Ermenistan, Tacikistan, Gürcistan, Kuzey Irak, Moğolistan ve KKTC ülkelerinin iklimlendirme pazarlarında hızla popülerlik kazanan ısı pompası satışlarının pazar payının artacağı öngörülüyor. Bu nedenle Daikin, talep edilen ürünlerin bu pazarlara yakın fabrikalarda üretmek için üretim kapasitesini artırarak lojistik avantajını kullanmayı hedefliyor. Daikin Avrupa Başkanı Toshitaka Tsubouchi, Daikin Türkiye Üretim Tesisi açılış konuşmasında dünya iklimlendirme pazarındaki son gelişmeler ile ilgili şu bilgileri verdi. “Türkiye yaklaşık 84 milyon nüfusu ile büyük bir ülkedir. Ayrıca dünyanın önde gelen tüketim pazarlarından birisi, AB ülkeleri, Orta Doğu ile Daikin Türkiye’ye bağlı Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Ermenistan, Tacikistan, Gürcistan, Kuzey Irak, Moğolistan ve KKTC ülkelerine ihracat yapan kritik bir üs konumundadır. 2011 yılında Airfel firmasını satın alarak Daikin Grup şirketleri bünyesine dahil ettik ve Daikin Türkiye firmasını kurduk. O dönemden günümüze dek Daikin markasını daha da yaygınlaştırmak için satış faaliyetlerimizi hızlandırmaya, Hendek fabrikamızın üretim kapasitesini artırmaya ve konut tipi ürünlerin tasarım yapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarımıza aralıksız devam ettik. Yatırımlarımız bundan sonra da devam edecek.” Yeni VRV Üretim Tesisi’nin devreye alınmasıyla ilgili açıklamalar yapan Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder ise “Daikin, mucidi olduğu VRV sistemlerini teknolojik gelişmeler ve uygulama ihtiyaçları doğrultusunda sürekli güncelleyerek geleceği kurgulamaya devam ediyor. Sakarya Hendek'te üretmeye başladığımız VRV dış üniteler, iklimlendirme sistemlerinde en yüksek sezonsal verimliliğe sahip ürünler arasında yer alıyor. Düşük enerji tüketimleri ve düşük karbon salımları sayesinde çevreye ve sürdürülebilirliğe katkı sağlayan bu sistemlerin, Hendek Üretim Tesislerimizde üretilme kararı hem Daikin Türkiye Üretim Tesisi’ne hem de ülkemize duyulan uzun vadeli güvenin çok önemli bir göstergesidir” dedi. Yeni kurulan VRV dış ünite üretim tesisinde, atık baca gazlarını ısıtma için yeniden kullanan çevreci ve son teknoloji boya tesisi için yatırım yapıldı. Otomatik transfer sistemleri ile minimum insan gücü kullanarak ürün kalitesi sağlandı. Ürün güvenilirliğinin maksimum seviyede tutulduğu tesiste, otomatik hata önleme sistemleri ve otomatik test süreçleri entegre edildi. Üretim hattında Daikin Japonya üretim mühendisliği tarafından tasarlanan 4m modül konveyörler kullanıldı. Dünya genelinde üretim yapan fabrikaların standardizasyonu için tasarlanan bu model, Japonya Rinkai fabrikasından sonra Daikin Türkiye Üretim Tesisleri’nde kuruldu. Bu tasarım ile hem ilk yatırım hem de bakım maliyetleri iyileştirildi. Alüminyum profiller kullanılarak ağırlık azaltıldı. Üretim tesisinde, MES (üretim yönetim sistemi) kullanılarak da maksimum izlenebilirlik sağlandı. Son teknoloji üretim hattı olan bu tesis ile Daikin yine sektördeki üretim tecrübesinin farkını ortaya koydu. Daikin Türkiye, İSO 500’de 41 Basamak Birden Yükseldi İ klimlendirme sektörünün dünya devi Daikin, çevreye duyarlı kurumdeğerleriyle Türkiye’deki büyümesini sürdürüyor. 2021 yılı verilerine göre Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu sıralamasında bir önceki yıla göre 41 basamak birden yükselen Daikin, 111’inci sıraya yerleşti. 2011 yılından beri doğrudan yatırımcı olarak Türkiye’de bulunan Daikin, o tarihten itibaren 27 kat büyüme başarısı göstererek listelerdeki yerini sağlamlaştırdı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’ndaki yerini bu yıl 41 basamak birden yukarı taşıyan Daikin Türkiye, 111’inci sıraya yerleşti. 98 yıllık köklü geçmişi ve geniş ürün gamı ile dünya iklimlendirme sektörüne liderlik eden Daikin, Türkiye’nin 500 büyük dev şirketi sıralamasında 2021 yılı itibarıyla 111’inci sıraya yerleşerek istikrarlı büyümesini sürdüreceğinin sinyallerini vermiş oldu. Temmuz 2011’den bu yana Sakarya’daki tesislerinde dünya standartlarında üretim yapan Daikin Türkiye, 2015 yılında 488’inci sıradan giriş yaptığı 500 büyük dev kuruluş arasındaki yerini her yıl daha da yukarıya taşıyarak büyümesini sürdürdü. 2021 yılında 5 milyar 500 milyon TL’yi bulan cirosu ile Türkiye’nin 500 büyük üretici devi arasında 111’inci olma başarısı gösteren şirket, ihracat ve istihdama katkısı ile de dikkat çekti. 2011 Yılından Bu Yana 27 Kat Büyüme Gösterdi Sonuçları değerlendiren Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder şunları söyledi: “Daikin olarak bizler AR-GE çalışmalarımıza büyük önem veriyoruz. Bu anlamda sektörümüzde birçok ilke de imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Enerji verimliliği, karbon ayak izi gibi konular kullanıcıların satın alma kararlarında öne çıkan başlıklardan olmaya başladı. Biz de bu amaçla kendimize 2050 yılına kadar net sıfır karbon ayak izi hedefi belirledik. Bu doğrultuda üretmeye, gelişmeye devam ediyoruz. 2011 yılında Daikin olarak Türkiye’de faaliyet göstermeye başladık. 2011’den bu yana 27 kat büyüme gösterdik. Bu güçlü motivasyonla daha uzun yıllar markamıza ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bu motivasyonla da hız kesmeden çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

Haberler 18 TERMODİNAMİK • HAZİRAN 2022 Falckon’dan Hollanda’da Önemli Satın Alma H ollandalı Safety Coaches firmasının çoğunluk hissesini satın alan Falckon, endüstriyel yangın güvenliğinin dünyadaki en önemli merkezlerinden birisi olan Rotterdam’da, Falckon Fire Safety Rotterdam B.V. ismi ile kurulu operasyonlarına başladı. Yangın güvenliği sektöründe; Türkiye’nin uluslararası arenada bir görünürlüğünün olmasını amaçlayan ve profesyonel endüstriyel itfaiyecilik hizmetinde tüm dünyaya örnek olmayı hedefleyen Falckon, bu amaç doğrultusunda Hollandalı Safety Coaches firmasının çoğunluk hissesini satın aldı. Falckon bu satın alma ile birlikte endüstriyel yangın güvenliğinin dünyadaki en önemli merkezlerinden birisi olan Rotterdam’da, Falckon Fire Safety Rotterdam B.V. ismi ile kurulu operasyonlarına başladı. Avrupa ve Orta Doğu’dan itfaiye profesyonellerini hem eğittiklerini hem de personellere akreditasyon sağladıklarına dikkat çeken Falckon Genel Müdürü Anıl Yamaner, ‘’2022 yılı itibarıyla da Türkiye’de geliştirip mükemmelleştirdiğimiz hizmetlerimizi Avrupa ve Orta Doğu’ya açtık. Faaliyet göstermeye başladığımız günden bugüne dek, Türkiye’nin bu sektörde adı olan bir oyuncu olmasını amaçlıyoruz’’ dedi. Bu amaçlar doğrultusunda Falckon’un Hollanda’lı Safety Coaches firmasının çoğunluk hissesini aldığını ifade eden Anıl Yamaner, ‘’Hollanda merkezli olan bu şirket, ilk etapta Hollanda başta olmak üzere İngiltere, Almanya ve Belçika’da hizmet verecek. Farklı ülke ve uzmanlıkların da kapsam içerisine alınmasıyla ileride başka satın almalar da gerçekleştireceğiz’’ diye konuştu. "Global Anlamda Liderliği Hedefliyoruz" Söz konusu satın alma ile birlikte Türk itfaiyeciliğinin ve profesyonel hizmet anlayışının dünya tarafından da görülmesini sağlayacaklarını anlatan Yamaner, ‘’Yangın güvenliği sektöründe; Türkiye’nin de bir görünürlüğünün olmasını sağlayacağız. Türk itfaiye profesyonelliğinin tüm dünyada tanınırlığa sahip olmasını hedefliyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu satın alma ile birlikte global anlamda liderliği hedefliyoruz. Falckon olarak, dünyadaki tüm firmalardan daha profesyonel ve kapsamlı bir hizmet sağlayacağız. Bu konuda dünyaya öncülük edeceğiz’’ dedi. “Sorumluluk ve Profesyonelliği Taşımak Çok Önemli” Yangın güvenliğinde hizmet verecek bir firmanın, konunun gerektirdiği sorumluluk ve profesyonelliği taşıması gerektiğinin de altını çizen Anıl Yamaner, ‘’Burada söz konusu olan Türk sanayisinin güvencesi ve devamlılığı. Gelişen üretim teknolojileri ve süreklilik için bir itfaiye hizmeti firmasının kendisini sürekli olarak geliştirmesi gerekiyor. Değişime hazır olmak, operasyon mükemmelliğini odakta bulundurmak ve bu konuda gerekli adımları atabilme kararlılığını taşımak, hizmet sektöründe çok önemli yer tutuyor’’ ifadesini kullandı. Baymak'tan Yeni Reklam Filmi Serisi “Yelpaze” ile Hesaplı Serinlik Mesajı B aymak, sürdürülebilir gelecek hedefi doğrultusunda ürettiği, enerji tasarrufu yüksek klimalarını tüketiciyle buluşturmak için yeni reklam filmlerini televizyon ve dijital mecralarda yayınladı. “Hesaplı serinlik için Baymak klima” mesajını veren kampanyada yüksek faturalar sebebiyle klimasını kullanmaktan kaçınan bir ailenin hikayesi konu ediliyor. İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Baymak’ın “Yelpaze” isimli yeni reklam kampanyası televizyon ve dijital mecralar aracılığıyla tüketicisiyle buluştu. Yazı serin geçirmek için yeni bir klima almayı ya da eski klimasını değiştirmeyi planlayanları hedefleyen reklam kampanyası kapsamında hazırlanan filmlerde hesaplı serinliğin Baymak ile mümkün olduğu mesajı veriliyor. Filmlerde yüksek faturalardan kaçınmak için bunaltıcı sıcaklara rağmen klimasını açamayıp eski klimasını yelpaze olarak kullanan ailenin Baymak klima tasarrufu ile tanıştıktan sonra Baymak konforu sayesinde rahat bir nefes alması konu ediliyor. Markanın maskotu sevimli sincap Bayki’nin de yer aldığı filmlerde, Baymak klimaların “5 Yıl Garanti”, “Eco Mod Teknolojisi” ve “Sessizlik” özellikleri de vurgulanıyor.

Haberler 20 TERMODİNAMİK • HAZİRAN 2022 Mitsubishi Electric Türkiye'deki Klima Üretim Kapasitesini Artırıyor Mitsubishi Electric’in yeni fabrikası Avrupa'da havadan suya ısı pompaları ve ev tipi klimalara yönelik artan talebi karşılayacak. Mitsubishi Electric Corporation, şirketin Türkiye’deki klima üretim üssü Mitsubishi Electric Turkey Klima Sistemleri Üretim A.Ş.’de kurulacak yeni bir fabrika için 113 Milyon USD yatırım yapacağını duyurdu. Üretim tesisinin genişlemesi, Mitsubishi Electric Turkey Klima Sistemleri Üretim A.Ş.’nin yıllık üretim kapasitesini havadan suya ısı pompaları için 100 bin adet artış sağlayarak 300 bin adede; ev tipi klimalar için 310 bin adet artışla 1 milyon 100 bin adede çıkaracak. Üretim Şubat 2024’te başlayacak. Mitsubishi Electric, özellikle Avrupa ısıtma sistemleri pazarına odaklanan 2025 büyüme stratejisi kapsamında küresel Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme (HVAC) faaliyetlerini büyütüyor. Avrupa'nın karbon emisyonu azaltma politikalarına paralel olarak havadan suya ısı pompaları, fosil yakıta dayanan geleneksel kazan tipi ısıtıcıların hızla yerini alarak Türkiye ve Avrupa çapında havadan suya ısı pompaları pazarının hızlı büyümesine sebep oluyor. Aynı zamanda, devam eden iklim değişikliği tüketiciler tarafından lüks tüketimden ziyade temel ihtiyaç olarak görülen ev tipi klimalara yönelik artan talebi teşvik ediyor. Tesiste uygulanacak çevre dostu CO2 emisyonunu azaltma tedbirleri arasında; gelişmiş ısı yalıtımı, atık havadan ısı geri kazanımı ve yenilenebilir enerjinin etkili kullanımı yer alıyor. Mitsubishi Electric, 2021 yılında gerçekleştirdiği 17,3 Milyon USD tutarındaki ek yatırım da dahil olmak üzere 2016’da Mitsubishi Electric Turkey Klima Sistemleri Üretim A.Ş.’yi kurduğundan bu yana şirkete yatırım yapmaya devam ediyor. Mitsubishi Heavy Klimaların Garanti Süresi 5 Yıla Çıktı F orm MHI Klima Sistemleri, etkisini hissettirmeye başlayan yaz sıcaklarını, serinleten bir kampanya ile karşılıyor. Üstün Japon teknolojisi sayesinde yüzde 19 daha az elektrik harcayan bütçe dostu R32 gazlı Mitsubishi Heavy klimalar, 5 yıl garanti avantajıyla bu yazın favorisi olmaya hazırlanıyor. 5 yıl garanti süresi, 1 Haziran 2022 ve sonrasında montajı gerçekleştirilen tüm duvar tipi monosplit klimalarda geçerli olacak. Form MHI Klima Sistemleri, sıcak havaların etkisini hissettirmeye başlamasıyla birlikte sağlıklı ve verimli iklimlendirme ihtiyacı duyanları Mitsubishi Heavy klimalarda başlattığı yaz kampanyası ile serinletecek. Mitsubishi Heavy’nin yeni kampanyası ile monosplit duvar tipi klimaların garanti süresi 3 yıldan 5 yıla uzatıldı. 1 Haziran 2022’den itibaren montajı yapılacak monosplit (Trend, Premium, Diamond ve Diamond Eco serisi) klimalarda geçerli olan bu cazip fırsat sayesinde kullanıcılar; konforlu havaya 5 yıl garantili sahip olacak. Üstün Japon teknolojisiyle donatılan yeni nesil Mitsubishi Heavy klimalar, yüksek enerji verimliliği ve R32 soğutucu akışkan sayesinde R410A gazlı muadiline göre yüzde 19 daha az elektrik harcarken doğayı da koruyor. Sadece Form-Mitsubishi konsept mağazalarında satışa sunulan R32’li Mitsubishi Heavy klimalar, ayrıca üstün filtrasyon ve kendi kendini temizleme özellikleriyle de ortam havasını hijyenik ve taze tutarak sağlığınızın korunmasına katkıda bulunuyor.

Haberler 22 TERMODİNAMİK • HAZİRAN 2022 AREA’nın Yeni Başkanı Coen van de Sande Oldu Türkiye İnşaat Sektöründe Yüzde 7,2’lik Daralma A T vrupa Soğutma Müteahhitleri Derneği AREA, Hollanda merkezli dernek NVKL'nin direktörü Coen van de Sande'yi, organizasyonun 13 Mayıs'ta gerçekleştirilen son Genel Kurulu'nun ardından Marco Buoni'nin yerine yeni başkanı olarak atadı. Coen van de Sande, AREA'nın, AB'deki ve Birleşik Krallık'taki müteahhitlere önümüzdeki on yıllarda soğutma endüstrisinde yapılması gereken büyük değişiklikler konusunda ortak bir ses veren önemli bir kuruluş olduğunu söyledi. Coen van de Sande, “Yasama ve standardizasyon, son yirmi yılda giderek daha fazla AB’nin oyun alanı haline geldi. AREA aracılığıyla müteahhit dernekleri arasında AB çapında işbirliği, müteahhitlerin sesini Avrupa Komisyonu, Parlamento, Konsey ve (RACHP) sektörümüzdeki diğer şemsiye birlikler gibi tüm ilgili AB paydaşlarında duyurmak için çok önemlidir” dedi. Coen van de Sande tarafından belirlenen ve şu anda AREA üyelerinin karşı karşıya olduğu ana öncelikler arasında, daha sürdürülebilir ve daha az karbon yoğun bir endüstri sağlama konusundaki baskı yer alıyor. Sürdürülebilirlik için bu itici güç, yalnızca F-Gaz mevzuatı kapsamında gerektiği ÜİK’in açıkladığı 2022 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, “Türkiye ekonomisinin yüzde 7,3 büyümesi sevindirici olmakla birlikte istihdama büyük katkı veren ve 200’ün üzerinde alt sektöre talep yaratan inşaat sektöründe aynı dönemde yaşanan yüzde 7,2’lik daralma önemli mesajlar içermektedir. Sektörde büyümeye dönüş için inşaat yatırımlarında canlanmaya ve öngörülemez düzeyde artan girdi maliyetlerinin yarattığı sorunun çözümüne ihtiyaç duyulmaktadır” dedi. Türkiye’nin en köklü sivil toplum örgütlerinden biri olan Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, Türkiye gibi daha düşük GWP'li soğutucu akışkanları benimsemeye yönelik devam eden baskı değil, aynı zamanda daha enerji verimli sistemlerin kurulmasının önemi oluyor. Bu sistemler, soğutma uzmanlığı gerektiren ısı pompalarını da içeriyor. Kuruluşun bir diğer önceliği, yüklenicilerin tüm yaşam döngüleri boyunca sistemleri kurarken ve bakımını yaparken döngüsel ekonomi ilkelerini benimsemelerini sağlamak olacak. Bununla, genel atıkların ve endüstriden kaynaklanan karbon emisyonlarının azaltması da amaçlanıyor. Coen van de Sande, bu özel zorlukların AREA üyelerinin günlük operasyonlarını önemli ölçüde etkilemesinin beklendiğini söyledi: “Personellerini eğitmeleri ve sertifikalandırmaları, ticari operasyonlarını bu geçişlerin beraberinde getirdiği zorlukları karşılayacak şekilde uyarlamaları gerekiyor. AREA ve üye dernekler, müteahhitlerin her türlü desteği geliştirerek ve kimsenin geride bırakılmamasını sağlayarak bu zorluklarla başa çıkmalarını desteklemede kilit bir rol oynamaktadır”. AREA, 23 ülkede çalışan 25 farklı derneği temsil ediyor, Avrupa çapında endüstri uzmanlığının ve bilgisinin paylaşımını teşİstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2022 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarını yazılı bir açıklama ile değerlendirdi: “Ülkemiz ekonomisinin küresel çapta içinden geçilen bu zorlu süreçte yüzde 7,3 oranında büyüme kaydetmesi son derece sevindiricidir. Bununla birlikte her zamankinden çok ihtiyaç duyduğumuz istihdama büyük katkı veren ve 200’ün üzerinde alt sektöre talep yaratarak ekonomide lokomotif görevi üstlenen inşaat sektöründe, aynı dönemde yaşanan yüzde 7,2’lik daralma önemli mesajlar içermektedir. Ayrıca inşaat sektörü söz konusu çeyrekte daralan tek sektör olmuştur. Sektörde büyümeye dönüş için inşaat yatırımlarında canlanmaya ve öngörülemez vik etmeyi amaçlıyor. Başkan olarak Coen van de Sande, üyelerin faaliyetlerinde daha sürdürülebilir hale gelmelerini desteklemek için "büyük bir adım" atmayı umduğunu söyledi. Bu, F-Gaz yönetmeliğinde önerilen değişikliklerin yönlendirilmesinde söz sahibi olmanın yanı sıra, yüklenicilerin AB'nin bölgenin toplam emisyonlarını 2030 itibariyle yüzde 55 oranında azaltma hedeflerinin etkisine hazırlıklı olmalarını sağlama hedefini içeriyor. AREA'nın yeni başkanı, örgütün 'İç İşleri'ni denetleme yetkisine sahip olacak olan eski Başkan Marco Buoni'nin de yer aldığı bir Kurul tarafından desteklenecek. Polonya merkezli dernek KFCh'den Grzegorz Michalski, aynı dönemde başkan yardımcısı olarak görev yapacak. düzeyde artan girdi maliyetlerinin yarattığı sorunun çözümüne ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda kamu yatırım programında bir önceliklendirme yapılarak, daha fazla ekonomik ve sosyal katma değer yaratacak projeler bir an önce hayata geçirilebilir. Girdi maliyetleri konusunda çözüm için ise çeşitli adımlar atılmış ancak iç ve dış dinamiklerle yaşanan maliyet artışı kapsamında firmaların yarasına merhem olmanın çok uzağında kalmıştır. Yılın geri kalanı için en büyük yansıması emtia fiyatlarındaki yükseliş olan Rusya-Ukrayna savaşı sektörün hem yurt içi hem de yurt dışı projeleri üzerinde belirsizlik ve riskler oluşturmuş durumdadır.”

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==